Soğuk bir gecenin sabahında ayaza vuruyor gözlerim,
Uykusuzluğuma inat, özlemlerime inat, sana inat gülümsemeye çalışıyorum.
Oysa yine kendine kıvrılmıştı gece,
Ve yine kendine kıvrılmıştı beden
Bense ikisinin üzerine kalın bir battaniye örterek ısıtmaya çalışmıştım,
Isınmaya çalışmıştım.
(Olmamıştı)
Seni daha çok özlediğimi yüzüme yüzüme vurdu yağmur
Ve işte o an olmaması gereken bir şey oldu
Alt kattan yayılan müzik sesi, beni daha çok savurdu;
' 'Biliyorum sen yine parmak uclarında üşüyorsun. Aramızda kıvrılıp yatan uzaklığa inat Ayaklarınla kasıklarımın kasırgasını Ellerinle yüreğimde yaktığın ateşi düşlüyorsun. Sularımız sızıp karışıyor ay karanlıkta Ve çırılçıplak bir ırmağa dönüşüyoruz yatağımızda.. Apansız pencerende gülümsüyor güneş ne güzel. Bütün parmakların tıkır tıkır işliyor İştahla gülüyorsun yaşamaktır aşk Geceyle gündüzün sessiz gecişimidir bir uyku boyunda. Delice bir yangın parmaklarının buzulunda Ah şahrut her yerimiz nasıl da şaşırıp kalmaya istekli''
Not:Tırnak işareti içindeki kısım 'Acıya Gülmek' türküsünden alıntıdır..
üşüyor-um, bir soğuk akdeniz sabahını anımsatıyor şimdi bakışlarım, her zaman sıcağımı görmeye alışanlar şaşırıyor, korkuyor, yakıştıramıyor... ayazıma sarılıp vuruyorum kendimi yollara, her köşe başı; senin o yoldan çıkacağın izlenimini veriyor, aldatıyor köşebaşları. düşün-üyor-um, neden bu ayaz, neden bu soğuk, neden bu titreme? gülüyorum kendim bile bu düşünceme, bilmiyorum sanki, sebebi(m) SENsin...
Aynada kendini izlerken makyajını dağıtmak geldi içinden. Sol elinin işaret parmağıyla göz kalemini yukarıya doğru yaydı. Sonra aynı parmağı kırmızıya boyadığı dudaklarına götürdü, yavaşça yana doğru çekti parmağını. Saç tokasını ani bir hareketle çıkarıp yere fırlattı. Yeniden aynaya baktı. Gülümsedi, hiçte kötü durmamıştı, hatta bu görüntüsü hoşuna bile gitti. ‘ Yüzümde her zaman her şey olması gerektiği yerde durmamalı demek’ dedi. Birden aklına kalbi geldi. Belki bu yolla onu acıtan şeyden de kurtulabilirdi. Çekmeceden iki tane mum çıkarıp fanusa yerleştirdi, iki fanusun ortasına da bir tütsü yaktı. Hazırdı. Elini kalbinin üzerine götürdü ve bastırdı. Uzun süre böylece durdu, yapamadı. Dizlerinin üzerine çöktü ve elini göğsünün üzerinden çekti. Başaramamıştı. Belki de adamın orada kalması onu daha mutlu ediyordu. Ayağa kalktı, gidip yüzünü sabunladı ve yatağına uzandı. Bu gece de yalnız uyumayacaktı. Çünkü adam onun hiç silemediği noktada onunlaydı…
İçimde bir akış var hep..Tutamadıklarım buraya akar..Ama çoğunu içimde tutarım..Yansıma buradakiler..Çok uzaktan.. Aynada kendime dokunuyorum ve bunlar yansıyor...
• HER MEVSİMİ YAŞA-YAN(TAN) KADIN...
BU SAYFADA BULUNAN YAZI VE ŞİİRLER BENİM İZNİM OLMADAN ALINAMAZ...